Bu da yerli Penelope Pınar Dikici Şubat 28
Parmaklıklar Ardında adlı dizide rol alan genç oyuncu Pınar Dikici, İspanyol yıldız Penelope Cruz’a benziyor.
Bugüne kadar bu benzerliği kendisine birçok yapımcının da anlattığını söyleyen Dikici, “Öğrencilik hayatımda da, daha sonra iş yaşamımda da bu benzerlik sıkça dile getirildi. Herkes beni Cruz’a benzetiyor. Oysa ben kendimi Müjde Ar ve Türkan Şoray’a benzetiyorum. Amacım onlar gibi ayakları yere sağlam basan bir sinema starı olmak” dedi.
“AVRUPA YAKASI” 150. BÖLÜMÜNÜ KUTLUYOR! Şubat 28
Yapım :
Plato Film-Sinan ÇetinSenaryo : Gülse BirselYönetmen : Jale Atabel
ÖzberkOyuncular : Gazanfer Özcan (Tahsin), Hümeyra (İffet), Gülse
Birsel(Aslı), Tolga Çevik (Sacit), Hasibe Eren (Makbule), Sarp Apak
(Tanrıverdi), Levent Üzümcü (Cem), Şenay Gürler (Fatoş), Hale Caneroğlu
(Yaprak), Engin Günaydın(Burhan) Rutkay Aziz (Bülent), Suna Keskin
(Sedef), Yıldırım Öcek (Patron),Veysel Diker (Tacettin), Yavuz Seçkin
(Sertaç) ve Vural Çelik (Kubilay), Binnur Kaya (Şahika), Gürgen Öz
(Cesur) 150. Bölüm Özeti
Sacit, Şahika ile görüşebilmek için her tür tehlikeyi aladursun, Şahika bir gece Sütçüoğlu rezidansına bavullarla gelir ve Sacit’e kaçtığını söyler. Ne var ki Osman’ın bu durumu öğrenmesi uzun sürmeyecektir. Sacit ise çıkmazdan kurtulmanın yolunu eski bir üçkağıdı tekrarlamakta bulur. Ancak bu arada tehlikeli bir çete Osman’ın peşindedir ve işler karışır. Burhan Şahika’nın da eve yerleşmesiyle iyice ikinci plana düştüğünü hisseder. Onu hayata bağlayan tek şey; Aslı ve arkadaşlarıyla gideceği karaoke gecesi için aldığı şan dersleridir. Bu şan dersleri ise tahmin edileceği gibi tüm ailenin kabusu olur. Popularitesini kaybettiğinden emin olan Burhan Nişantaşı’nı sonsuza kadar terk etmeye karar verir. Öte yandan Makbule, İzzet’in çocuklarıyla bambaşka bir hayatın içine girmiştir. Ve işi sandığı kadar kolay olmayacaktır. Ofiste ise kızların hakimiyetine son vermek isteyen erkek elemanlar dergiyi yavaş yavaş bir spor kulübüne dönüştürürler.
Burhan Avrupa yakasına veda mı ediyor? Şubat 28
Fragmanın sonunda Burhan Altıntop izleyicilerle vedalaşıyor ve Nişantaşı'ndan ayrılacağını söylüyor.Fragmandaki ayrıntısı kafaları karıştırdı. Reyting canavarı dizinin önemli kaarkteri Burhan Avrupa yakasından ayrılıyor mu? 150. bölüm özetleri dikkat çekici.
ATV'nin internet sitesinde dizinin özet bölümünde Burhan'ın Nişantaşı'na sonsuza kadar veda edeceği yazılıyor. Ancak bunu senaryo gereği mi yoksa gerçekten mi ayrılıyor şimdilik net olarak bilinmiyor.
Yapımcılar ve Engin Günaydın renk vermiyor. Son olarak bir gösterisini yarım bırakan Engin Günaydın'ın, yapım ekibine çok yorulduğunu söylediği iddia ediliyor.
Çilekeş Fikretin dramı son bulacak mı? Ekim 05
"Yaprak Dökümü"nün çilekeş kadını Fikret'i canlandıran Bennu Yıldırımlar, Fikret'i zor günlerin beklediğini söyledi.
* "Yaprak Dökümü", çarşamba geceleri seyirciyi ekrana bağlıyor. Böylesine büyük bir başarıyı bekliyor muydunuz?
-
Benim "Yaprak Dökümü" serüvenim tiyatroyla başladı. 400 küsür oyunda
rol aldım ve her zaman bu ilgiyi gördüm. Halkımız bu öyküyü çok seviyor
ve kendilerinde çok şey buluyor. Ben bu dizinin tutacağını biliyordum,
yanılmadığım için çok mutluyum.
* Eski bir tiyatro oyuncususunuz. Tiyatroda seyirciyle birebir oynadınız. Dizi çekimlerinde bu duyguyu yakalamak zor olmuyor mu?
-
Bu bir deneyim meselesi. Ben 1990 yılında mezun oldum. Kamera serüvenim
yeni başlamadı. Bu işe başladığımdan beri zamanımı hiç boşa harcamadım.
Kamerayı ve o ortamın matematiğini çözdüğünüz zaman işiniz daha da
kolaylaşıyor.
*Aslında biz sizi ilk olarak "Süper Baba"
dizisindeki vurdum duymaz Elif karakteriyle tanıdık. Şimdi ise Fikret
karakterinde tam tersi bir psikolojiyi yansıtıyorsunuz. Hangi karakteri
canlandırmak sizi daha mutlu ediyor?
- Ben rollerimi
birbirinden ayıramam. Özellikle birbirine benzemeyen karakterleri
canlandırmaktan mutluluk duyuyorum. Her karaktere kendimden bir şeyler
katıyorum. Fikret bana çok yakın bir karakter değil tabii ki...
* Peki, ileriki bölümlerde Fikret’i neler bekliyor?
-
Fikret’e rahat yüzü yok, onu çok daha zor günler bekliyor. Kaynana
Cevriye, Fikret’e hayatı zindan etmeye devam edecek. Ne de olsa
kötülere bir şey olmaz.
* Dışarı çıktığınız zaman nasıl tepkiler alıyorsunuz?
-
Fikret karakteri olumlu bir karakter olduğu için insanlar beni
seviyorlar. Tabii ki, evlenmeme karşılar ama romanı takip etmemiz
gerekiyor.
* Fikret karakterinin bundan sonra size gelecek teklifleri etkileyeceğini düşünüyor musunuz?
-
Bunu zaman gösterir ama ben kendi açımdan zaten onun elemesini
yapacağım. Aynı şekilde gitmek istemiyorum. Seçim sizin elinizdedir.
Ömrünüz boyunca yapabileceğiniz şeyleri deneme şansınız var.
Gerçek anne kavramına uyduğumu düşünmüyorum
* Bu yoğun temponun içinde ailenize yeteri kadar vakit ayırabiliyor musunuz?
-
Gerçek anne kavramına uyduğumu düşünmüyorum. Çünkü sabahtan akşama
kadar evde oturan veya belli saatler içinde çalışıp evine giden bir
kadın değilim. Doğal olarak aile içindeki sistemimiz daha farklı
gelişiyor.
* Peki, Ada’nın "Anne seni çok özlüyorum" dediği zamanlar oluyor mu?
- Özlediğini direk söylediği de oluyor ama Ada duygularını daha çok içine atan bir çocuk.
Kalıcı yapımlarda oynamak isterim
* 1998 yılından beri sinemayla ilgili hiçbir projede yer almadınız. Şu sıralar gelen teklifler var mı?
-
Evet, birçok proje için teklif alıyorum. Tabii illa bir sinema filmim
olsun diye de her gelen teklifi kabul edemem. Akılda kalıcı projelerde
yer almak istiyorum.
* Bir projeyi seçerken öncelikle nelere dikkat edersiniz?
-
Senaryonun ayaklarının yere basması benim için çok önemli. Ben
insanlara güvenmeyi severim ama ne kadar güvenilir bir ortamdayız
bilmiyorum. Onun için daha dikkatli olmalıyız.
Hayal ettiğim bir rol yok
* İçinizde hep olan, canlandırmayı hayal ettiğiniz bir rol var mı?
-
Öyle bir rol yok inanın. Ben ayakları yere basan, tüm boyutlarıyla
insan olan karakterleri oynamayı isterim. Karakter demek insan
demektir, bunu söylerken yan rol demek istemiyorum. Bizde karakter yan
rol olarak algılanır.
* Neden böyle bir ayrım yapılır sizce?
- Bilmem, bilgisizlikten herhalde...
Fikretin misafiri var Ekim 05
Ferhunde’ye ait sırları can düşmanı Oğuz’dan öğrenen Şevket’in öfkesi
çığ gibi büyümektedir. Gururu kırılan Ferhunde ise bıçak gibi
bilenmektedir. En ağır darbeyi de Sedef’ten alır. Oğuz, Ferhunde’nin
intikam planlarından habersiz yeni bir başlangıç yapmaktadır.
Neyyir Hanım ve Sedef’in ziyareti Fikret’in evinde kısa süreli de olsa bahar havası estirir.
Yine bir av kokusu alan Ferhunde yeni sırdaşını kader gününde yalnız bırakmaz.
Leyla, Oğuz’dan boşanmak için gün sayarken Necla’nın ödediği bedel gittikçe ağırlaşır.
Yaprak dökümü dizisi konu özeti Ekim 05
Ali Rıza Bey, şair ruhlu, içine kapanık, kendi hâlinde dürüst bir
insandır. Prensipleri kendi prensipleriyle bağdaşmayan insanlarla
çalışmak istemediği için şirketteki memuriyetinden istifa eder;
Üsküdar'daki evine çekilir. Ali Rıza Beyin, Şevket isminde bir oğlu ile
Fikret, Neclâ, Leylâ ve Ayşe adında dört kızı vardır. Ali Rıza Bey,
işten çıktığı sırada oğlu Şevket yüksek maaşla bir bankaya memur olur;
evin bütün yükü onun üzerine biner. Şevket, babası gibi iyi yetişmiş,
karakterli, namuslu bir gençtir. Ailesine de son derece bağlıdır.
Babasının doğruluk ve namus uğruna işten istifa etmesini uygun bulur.
Buna karşılık Ali Rıza Beyin hanımı Hayriye Hanım durumdan hiç memnun
kalmaz.Bir süre sonra Şevket, Ferhunde adında hafif meşrep bir kadınla evlenir. Eğlenceye düşkün olan bu kadın, birbirinden genç, güzel ve hareketli, asrî olmaya meraklı olan Neclâ ve Leylâ'nın da karakterini bozar. Bir eğlence ve moda düşkünlüğü başlar. Evde sık sık partiler düzenlenir. Evin büyük kızı Fikret, yengesi ve kardeşleriyle anlaşamadığı ve bu durumdan hiç memnun olmadığı için en az babası kadar üzgün ve kırgındır. Hayriye Hanım, sırf kızlarına koca bulmak ümidiyle evde her değişikliğe razı olur. Şevket de olanlardan memnun kalmamasına rağmen belki de karısının tesiriyle kendisini bu hevese kaptırmıştır...
Evde gün geçtikçe itibarı düşen Ali Rıza Bey tekrar işe girmeyi düşünürse de başaramaz. Eğlenceler ve toplantılar için lüzumsuz yere para harcanan evde maddî sıkıntılar başlar; kavgalar, türlü rezaletler ve sefalet birbirini takip eder. Ali Rıza Bey, çocuklarındaki bu korkunç değişiklikler karşısındaki hayret, şaşkınlık ve acı içinde kıvranmaktadır. Evdeki bu anormal havaya ayak uyduramayacağını anlayan Fikret Adapazarı'na yaşlı, dul bir adama gelin gider. Böylelikle aile ağacının yapraklarından biri düşer. Ali Rıza Bey, çirkin durumlardan kurtarmak için kızlarını evlendirmeyi düşünür; fakat dürüst ve namuslu damat adayı bulamaz. Bu arada Şevket masrafları karşılamak için bankadan borç alır; sonra ödeyemez, hapse atılır. Böylece, ikinci yaprak düşer. Kocası hapisteyken Ferhunde evden kaçar. Bu üçüncü yaprağın düşüşü olur. Karısının kaçtığı haberini hapishanede babasından alan Şevket üzülmez, hatta bir belâdan kurtulduğu için memnun olur.
Ferhunde'nin kaçışı ile elebaşlarını kaybeden Leylâ ve Neclâ bocalarlar. Evde hakimiyet yine Ali Rıza Beyin eline geçer; toplantılara ve eğlencelere son verilir. Bu monoton hayat kızlara pek sıkıcı gelir; sırf bu havadan kurtulmak için Neclâ bin bir türlü hayaller kurarak, kendisini zengin gösteren bir Suriyeli ile evlenir. Fakat Suriye'ye gidince orada kocasının birkaç karısının daha olduğunu görür. Kendisini kurtarması için babasına mektuplar yazar. Bu dördüncü yaprağın düşüşüdür. Bu arada Leylâ kötü yola sapar. Ali Rıza Bey, kızını evden kovar. Leylâ bir avukatın metresi olur. Bu beşinci yaprağın düşüşüdür. Bu olaydan sonra Ali Rıza Beye hafif bir inme iner. Onu yiyip bitiren asıl hastalık içindedir. Leylâ da gittikten sonra ev büsbütün ıssız kalır. Hayriye Hanım bütün güç ve kuvvetini kaybeder. Leylâ yüzünden kocasına sık sık sitemlerde bulunur. Bunun üzerine Ali Rıza Bey, Adapazarı'na, Fikret'in yanına gider. Fakat aradığı huzuru orada da bulamaz; kalabalık bir aile hayatı içinde âdeta bir cehennem hayatı yaşayan Fikret, bütün iyi niyetine rağmen babasını yanında barındıracak durumda değildir. Bunun üzerine Ali Rıza Bey İstanbul'a döner, hastalığı ilerlediği için eve uğramadan hastahaneye yatar. Babasının hastalık haberini alan Leylâ onu hastahaneden çıkarır, kendi evine götürür. Taksim'deki lüks apartman katında hep birlikte rahat yaşamaya başlarlar. Ara sıra yolda eski kahve arkadaşları ile göz göze gelmese Ali Rıza Bey büsbütün huzur içinde olacaktır.
Eserin konusu, gelir düzeyinin üzerinde bir yaşam sürdürmek isteyen bir ailenin dağılışıdır.
Yazar bu romanla okuyucuya; çılgın hayallerin, maddî israfların, gereksiz özentilerin hüküm sürdüğü bir ailede çöküntülerin başlayacağı mesajını verir.
Yaprak Dökümü, toplumsal gerçekleri ele aldığından basmakalıplıktan uzak, başarılı bir romandır. Bilindiği gibi, Tanzimat'tan sonra toplumumuzda bir batılılaşma hevesi başlamıştı. Batılılaşmak yanlış anlaşıldığından; yüzyıllarca süren millî gelenek ve göreneklerimizden, karakterimizden sıyrılma olarak kabul edildiğinden, bu, birçok ailede birtakım felâketlere sebep olmuştur. Bugün bile içinde bulunduğumuz güç durumların esas sebebi budur. Birtakım toplumsal pürüzlere, karakter boşluklarına ışık tutması bakımından Yaprak Dökümü gerçekçi ve orijinal bir romandır.
Güldür Bakalım Ağustos 26
Yarışmacılar bu hafta da sinema ve serbest bölüm adında iki bölümde yarışacaklar.
Sinema bölümünde; Sadri Alışık'tan Metin Akpınar'a, Münir Özkul'dan Perran Kutman'a ,Müjdat Gezen'den Adile Naşit ve Kemal Sunal'a kadar bir çok usta oyuncunun yer aldığı filmler yarışmacıların performanslarında yerini bulacak.
Serbest bölümde ise oyuncuların canlandıracağı tiplemeler yer alacak. Toplumun değişik yerlerinden örneklerle sunulan bu bölümde sıradan gibi görünen karakterlerle çevremizde hemen dikkat çeken kimliklerin önemli özellikleri mizahi bir dille aktarılacak.
Her biri birbirinden iddialı Güldür Bakalım yarışmacıları izleyenleri bu hafta da güldürmek için yarışacaklar.
Hem oyunucu koçu hem de jüri olarak Müjdat Gezen'in Jüri olarak Levent Kırca, Peker Açıkalın, Evrim Akın'ın ve bunun yanı sıra sürpriz konukların yer alacağı Güldür Bakalıme.
Cennet mahallesi Ağustos 26
Cennet Mahallesi Kanal:Show Tv Tarih:26.08.2007 Saat :17:00 Türü :Yerli Dizi
tekrar/İstanbul''un kenar semtlerinden biridir. Danslar, müzikler, aşklar ve en güzel kızlar, en afili delikanlılar, en hoş sohbet duygulu insanlar burada yaşar.
119.BÖLÜM Pembe’nin başına talih kuşu konuyor ve evlenmek için zengin bir kısmet buluyor. Pembe, zengin adamla evlenebilmek için hiç evlenmemiş gibi numara yapıyor. Fakat tam düğüne oturduğu sırada Yunus Almanya’dan gelip düğünü basıyor ve mahallede kızılca kıyamet kopuyor.
Bu arada mahalleye dönen Ferhat’ın eski kız arkadaşı Gülay, Ferhat’la Sultan’ın arasını açıyor. Sultan’la Kavga eden Ferhat evden ayrılıyor.
Ferhat’la Sultan barışacak mı?
Pembe, Yunus’un evlilik teklifini kabul edecek mi?
Selena Yerli dizi Ağustos 26
Kanal:ATV Tarih:26.08.2007 Saat :17:30 Türü :Yerli Dizi
Genel Hikaye:Selin, Leyla ve Nazlı, anne ve babalarını bir trafik kazasında kaybederler ve hayatları alt üst olur. Üç küçük kız annelerinden kalan üç beş parça eşya ve bir sandık dolusu hatıra defteri ile birlikte amcalarının yanına yerleşirler. Amcanın huysuz karısı Aslı ve önceki evliliğinden olma kızı Kıvılcım, üç küçük kızı evde istememektedir.Üç öksüz kıza akıllara gelmedik eziyetler yaparlar. Üstelik bu eziyet okulda da müdür Fitnat hanım ve küçük zengin şımarıklar tarafından da sürdürülmektedir. Selin, Leyla ve Nazlı Dünyada yapayalnız kaldıklarını düşünürler evrenin kaderini değiştirecek sırra sahip olduklarını bilemeden. Çünkü ütopya gezegenindeki adalet divanında evrenin iyilik ve kötülük savaşındaki son durak tartışılmaktadır.Dünya…
Kötülerin temsilcisi Hades ve köpeği Belarus dünyada kötülüklerin artması için çaba harcarken, iyilerin dostu ve yardımcısı Selena çaresizdir. Çünkü el ele vererek kendilerini dünyaya insan kılığında davet edecek üç masum kızı bulamamıştır. El ele verecek ve Selena’yı çağıracak bu üç küçük kız tahmin ettiğiniz gibi Selin, Leyla ve Nazlı’dan başkası değildir. Selena’nın onlara ihtiyacı var? Dünyadaki iyi insanların da Selena’ya. Selena 1. Bölüm Özet Ekranlarının yeni dizisi Selena izleyicisine merhaba diyor. İnsanlık tarihinin en eski mücadelesinin yani iyilikle ve kötülüğün kıyasıya mücadelesinin anlatıldığı ve başta gençler olmak üzere yediden yetmişe herkesin keyifle izleyeceği bu yeni dizinin birinci bölümünün konusu şöyle:Evrende kötülüğü hakim kılmaya çalışan Hades, yaptığı kötülükler sayesinde iyiliğin savunucusu Selena’yı bir kalemin içine hapsetmiştir. Selena’nın tek kurtuluş yolu, evrende iyilik kötülük mücadelesinin halen sürdüğü tek gezegen olan Dünya’daki üç masum kızın elele verip ismini haykırmasına bağlıdır.
Bu üç masum kız ise, anne babalarını, Hades’in kötülükleri sonucunda trafik kazasında kaybeden Selin, Leyla ve Nazlı’dan başkası değildir. Anne babalarının ölümü üzerine kimsesiz kalan bu üç küçük kıza tek akrabaları olan amcaları Ekrem sahip çıkar ve onları himayesi altına alır. Ne var ki Ekrem’in karısı Aslı ve üvey kızı Kıvılcım evdeki bu yeni misafirlerden hiç hoşnut değildir. Aslı ve Kıvılcım’ın kötü davranışları yüzünden kötü günler geçiren Selin, Leyla ve Nazlı’nın hayatı, hapsolduğu kapandan kurtardıkları Selena’nın gelişiyle tamamen değişir. Artık onlar, kendilerine özel güçler veren Selena’nın dünyadaki kötülüklere karşı savaşındaki en büyük yardımcıları olmuşlardır.
Her bölümünü neşe içinde izleyeceğiniz Selena 10 Eylül Pazar günü saat 20.00’de Atv’de.


